1.05.2010

SEVGİLİLERE ÖNERİLER....


Sanki aşk işlerinin piri uzmanıyım da bu konuda yazı yazıyorum, oysa kendi söküğümü bile dikemiyorum.Komik bir durum ama yine de oramı buramı yaralayarak - orası burası kalp,beyin,ruh,ego dörtlemesi oluyor- öğrendiklerimi yazacağım.Israrlıyım,başaracağım, kendime güveniyorum.Bu da NLP dilinde oldu.

Eğer gerçekten sevdiğiniz ve sizi de seven biriyle beraberseniz ve bu yabancı ama çekici gezegende düşmeden,sevdiğinizi de düşürmeden yükselmek istiyorsanız...

Sevginizi,aşkınızı,ruhunuzu Sevdiğinizle, sürekli beyninizi tırmalayacak olan egonuzu da yalnız başınıza yaşayın.Kadınlar dırdırcı ve konuşkan, erkekler kaçak ve suskun modlarını yalnızken yaşamayı öğrenmeliler.Çünkü Aşk içe olan bir yolculuktur ve bu yolculukta haliyle sayısız dehşetengiz gölge ile de karşılaşılacaktır.Evrensel yasa..ben yapmadım..

Aşktaki yakınlık, içerde gizli kalmış, bir sürü maske ile de kendimizden bile gizlemiş olduğumuz Büyük Öcü "Yoksunluk" hissi ile bizi ne kadar kaçarsak kaçalım, bizi yüzleştiriyor.Pembe hayallerin gerçekdışılığı işte..

Yani " Aşkda yalnız ve sakin de kalabilmeyi" öğrenmek gerekir.Yoksunluğun korkusunu Sevgiliye kontrolsüzce kusmamayı gerektirir.

Yoksunluk hissi taaaa Tanrıdan,gerçek sevgiden ayrılmış olmanın verdiği derin bir yaradan gelir.Esas Tek Sevgiliden yani..Buradaki sevgilimiz yalnızca O'na olan özlemimizi, ayrılığımızı ve ayrıca O'na olan derin sevgimizi,aşkımızı da hatırlatır.

Endişe, kaybetme korkusu,şüphe,öfke,güvensizlik,yetersizlik,inançsızlık gibi duyguların içinde yalnız kalabilmeyi başarmak, bu duyguların içinde korkusuzca durmak ve onları yaşamaya,hissetmeye izin vermek ve bunları sevgilinin doldurmasını, yok etmesini beklememek sanırım Aşk ın simyası oluyor.

Bir diğer sır ise, sevgiliyi kadın ya da erkek olarak sınıflandırmamak - ki bilinçaltı buna bayılır - "o bir erkek..." ya da " o bir kadın...." diyerek tüm karşı cins korkularını ve geçmişin acılarını da çıldırtıcı bir şekilde bilince getirir.O bir öcü esasında...uzaylı...her kötülüğü yapabilir.Sevgiliyi ismiyle sevmek, yalnızca o olduğu için çok rahatlatır, daha gerçekçi ve samimi yapar.

Diğer bir şeyse, ki bu bence çok önemli.Eğer gerçekten seviyorsak...birbirimiz için bir hiç olmak esasında sevgilerin en güzeli.Etiketsiz, kuralsız,özgür,kendi yaşamlarımızda ama beraber,bağsız ama bir arada.Sevgilinin herşeyi olmaya kalkışmak, istemek,arzulamak, garantiye almaya çalışmak, aşka bir damga vurmak istemek tüm masum ve saf duyguları ne yazık ki yok ediyor,tehdit ediyor.Eğer sevgi varsa o şartsız olmalı.Bazen uzaktan sevmek zorunda da kalınabilir, bunun da keyfini çıkarmak gerek.Bazen sevgiliyi Ay ile, Güneş ile, yağmur ile, sokaklar ile,bir kadeh şarap ile yalnız da yaşamak gerek.

Aşk güzel şey.....Yalnız ya da onunla..


2 yorum:

engin deniz dedi ki...

merhaba
bu işlerin piri misiniz değil misiniz bilmiyorum ama;şu bi gerçek yazdıklarınız tecrübeye bağlı birikimler gibi duruyor.öyle kolayca ağızdan çıkabilecek bilgiç cümleler değil.
hoşunuza gitmiyecek belki ama,bir kadın tarafından edilecek laflar da değil.
hayretim hayranlığımdır ...
selam va saygıyla..
hoşkalın efendim

CALIX dedi ki...

dediğiniz gibi, yaşanmışlıklardan oluşuyor herşey...kadınlar tarafından edilen lafları merak ettim bir anda: ) ama tahmin de edebiliyorum. Teşekkürler,ben de yazılarınızı takip edeceğim.Siz de hoşkalın.